Hemşireler Doktor Olacak Mı?

07 Aralık 2012, Cuma 12:11:49

Sağlık Bakanlığı’nın desteklediği Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği(SAYED) yayınladığı dergide “Hemşireler Pratisyen Hekim Olabilecek” dedi. Derneğin yönetim kadrosunda Prof.Dr.Nihat Tosun (Sağlık Bakanlığı Müsteşarı), Fatma Aktaş (Sağlık Bakanı Müsteşar Özel Kalemi), Başkan Yrd. Prof.Dr.Nurullah Zengin (Ankara Numune Eğt.ve Araşt.Hast. Baştabip) Prof. Dr.Metin Doğan (Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör) ve Prof.Dr.Fazlı Erdoğan’ın (Erzurum Bölge Eğit.Araş.Hast.Başhekim) olması dergide yazılan bu iddiaların doğru olabileceğini gündeme getirdi.

Sağlık Yönetimi ve Eğitimi Derneği’nin (SAYED) yayınladığı, sağlık yöneticilerine ve eğitimcilere dağıttığı derginin Nisan ayındaki 49’ncu sayısındaki “Hemşireler Pratisyen Hekim Olabilecek” haberi gündeme bomba gibi düştü. Sağlık çalışanları ve vatandaşlardan gelen tepkiler sonrası araştırma yapan sikayetvar.com dergideki yazıyı ve yazının arkasındaki gerçekleri araştırdı.

“Sağlık Meslek Lisesi Ve Hemşirelik Fakülteleri Mezunlarına Doktor Olabilme Hakkı Veriliyor”

Dergideki “Hemşireler Pratisyen Hekim Olabilecek” başlıklı yazıda şunlar deniliyordu:

“Avrupa’da ve Amerika’da uygulanan hemşirelerin reçete yazma ve muayene edebilme hakları Türkiye’de de uygulanmaya başlanıyor. Yasayla AB ülkelerindeki modele uygun olarak sağlık meslek lisesi ve hemşirelik fakülteleri mezunlarına doktor olabilme hakları veriyor. Doktor eksikliğini göz önünde bulunduran hükümet lisans mezunu hemşirelerin bir yıl, yüksek okul mezunu hemşirelerin iki yıl, lise mezunu hemşire ve sağlık memurlarının üç yıl eğitimden sonra sadece pratisyen hekim ve aile hekimi olmasının yolunu açtı. Yasa Nisan ayında TBMMýe gelerek yasallaşacak.Yasayla hemşire statüsünde çalışan sağlık personeli gireceği sınav neticesinde Doktorluk Fakültesi adı verilecek fakültelere girmeye çalışacak. Mezun olanlar sadece acil servislerde çalışabilecek.”

Bakan Akdağ Yeşil Işık Yakmıştı!

Sağlık Bakanı Recep Akdağ, “Hemşireler hekim olabilecek mi sorusuna “Gündemimizde böyle bir uygulama yok. İlave bir eğitim vererek olabilir, ama bu gerçekten zor bir şey. Türkiye’de zaten hemşire sayısı da yetersiz, neden böyle bir şey yapalım? Biz hekim yetiştirmeliyiz.” şeklinde yanıt vermişti. Konuşmasında şimdilik böyle bir şey yok ama İlave bir eğitim vererek olabilir şeklinde bir cevap vermiş olması akıllarda soru işareti bırakmıştı. Akdağ, böyle bir uygulamanın gündemde olmadığını ama kesinlikle olmayacağı yönünde bir açıklamada da bulunmamıştı.

Derneğin Yönetim Kadrosu Habere İnanırlılığı Arttırdı

Peki SAYED kim ve bu haberin doğruluğuna neden inanıldı diye bakacak olursak,

SAYED, Prof. Dr. Nihat TOSUN’un öncülüğünde 12.05.2005 tarihinde Ankara' da kuruldu. Bununla birlikte dernek, Sağlık Bakanlığı yöneticileri en üst düzeyden taşra teşkilatına kadar, sağlık hizmetlerini doğrudan etkileyen yönetici ekibe sahip. Derneğin yönetim kadrosunda ise Prof.Dr.Nihat Tosun (Sağlık Bakanlığı Müsteşarı), Fatma Aktaş (Sağlık Bakanı Müsteşar Özel Kalemi), Başkan Yrd. Prof.Dr.Nurullah Zengin (Ankara Numune Eğt.ve Araşt.Hast. Baştabip) Prof. Dr.Metin Doğan (Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektör) ve Prof.Dr.Fazlı Erdoğan’ın (Erzurum Bölge Eğit.Araş.Hast.Başhekim) gibi önemli isimler bulunmaktadır. Sağlık Bakanlığı’nın de desteklediği bir dernektir. Bakanlık ile sağlam bağlantıları var. Derneğin kongrelerine katılım için Bakanlık destek veriyor. Bakanlık yazı çıkararak il sağlık müdürlerinin ve hastanelerden katılım için destek sağlayıp kongreye katılım masraflarını kendi sermayelerinden karşılıyor.

Hekim Eksikliği Var Denilerek Yer Hazırlandı

Ayrıca, bu yazının hemen arkasındaki sayfada Sağlık Hizmetleri Genel Müdürü Prof.Dr. İrfan Şencan’ın yazısı da haberi destekler nitelikte. Şencan, “Şu anda yetişen hekimlerin bilgi ve becerilerinden yana sıkıntımız yok. Hekimlerimizin diğer ülkelerdeki hekimlerden bilgi ve beceri eksikliği yok. Sadece sayısal eksikliğimiz var” diyerek hekimlerin sayısının az olduğuna vurgu yaparak hemşirelerin hekim olabileceği konusunda yeşil ışık yakıyor.

Ajans Müsteşarın Himayesinde!

SAYED’in dergisinin yapımı ise “ajansfa”ya ait. Sağlık Bakanlığı ile başka bir bağlantı yine burada ortaya çıkıyor. Derginin sahibi ve yayın yönetmeni Feyzullah Akben fakat aldığımız bilgilere göre “ajansfa” Sağlık Bakanlığı Müsteşarı Nihat Tosun’un himayesinde bir şirket. 2007 yılında sağlık sektörüne hizmet vermek üzere yapılmış ajansın bakanlık ile de bağlarının güçlü olması hemşirelerin hekim olabileceği haberinin doğru olabileceğini akıllara getiriyor. Sayet ve Sağlık turizm'i derneğinin yaptığı tüm kongreler ajansfa tarafından organize edildi. Sayet gibi turizm deneğide bakanlık ağırlıklı. hatta ortak yönetici ve üyeler var.

sikayetvar.com Haber Ajansı

Diğer Haberler

  • Hastanede ücret şoku!
    17 Eylül, Çarşamba
    Özel hastanelerin ücret terörü devam ediyor. Devlet hastanelerinde Sosyal Güvenlik Primi’ni yatıramayan hastaların ödeyecekleri ücretlere zam gelmesi vatandaşları özel hastanelere yönlendiriyor ancak özel hastanelerde de sigortası olan olmayan tüm hastaları fahiş ücretler bekliyor.
  • Bu ilaçla ilgili kan donduran iddia!
    17 Eylül, Çarşamba
    Prof. Dr. Cankat Tulunay, Apranax Plus isimli ağrı kesici ilaçla ilgili skandal bir iddiada bulundu... Apranax Plus isimli ağrı kesici ilacın laboratuvarda ve insanlar üzerinde test edilmeden Sağlık Bakanlığı’ndan ruhsat alınarak satıldığını öne sürdü.
  • SGK’sız hastaya 3 kat fatura
    17 Eylül, Çarşamba
    SAĞLIK Bakanlığı hastanede vatandaştan parayı sigortalı olup olmamasına göre farklı alacak. Bakanlık tüm hastalıklar için fiyat listesi çıkardı. Neredeyse SGK’lı hastanın verdiğinin üç katını SGK’sı olmayan hastalar ödeyecek.
  • Acil serviste fatura şoku yaşayabilirsiniz!
    15 Eylül, Pazartesi
    Özel hastanelerin acil servislerine kritik olmayan hastaların da kabul edilmesinin ardından, fatura bildirimi zorunluluğu da ortadan kalktı.
1 2 3 4 5

En Çok Okunan Haberler

  • 20 İş Gününde Tamir Edilmeyen Ürünün Bedeli İade Edildi
    Telefonu arızalanan M.T. telefonunu servise verdi. Servis azami tamir süresini geçirince Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvuran şikayetçi ürün bedelini geri aldı.
  • Sahte Medyumlar Kredi Kartı Bilgilerinin Peşinde!
    İnternette medyum olduklarını belirten kötü niyetli kişiler yüzlerce insanı dolandırdı. Ofisleri ve iletişim bilgileri olmayan bu kişiler kendilerinden medet uman kişileri ilk önce internet sitelerine üye olmaya zorlayıp kişisel bilgileri ve hizmet bedeli için kredi kartı bilgilerini alıyor. İstedikleri hizmet için tek seferde kredi kartından ücret kesileceğini düşünen kişiler kredi kartlarından defalarca ücret kesildiğini görünce şok oldu.
  • Staj Dosyaları Kazanç Kapısı Haline Geldi
    Lise son sınıf öğrencileri staj defterlerinin kendilerine 100 liraya satılmasını şikayet etti. Milli Eğitim Bakanlığı, “ ‘İşletmelerde Mesleki Eğitim’ uygulamasında gerekli olan evraklardan oluşan dosya için ücret söz konusu değildir” dedi.
  • “Gergedan Tablet”e Şikayet Yağdı!
    Son zamanlarda radyo dinleyicilerinin, televizyon izleyicilerinin ve internette dolaşanların www.sikayetvar.com’a gönderdiği şikayetlerinin başında “gergedan tablet” geliyor. Cinsel sorunları giderdiği iddia edilen bu ürünler “Bakanlık onaylı” demekle kalmıyor bir de ilanlarında Bakanlıkların logolarını kullanıyor. Herkesin dinlediği saatlerde radyolarda cinsel içerikli böyle bir reklamın yapılmasına tepki gösteren vatandaşlar “Küçücük çocuklar bile dinliyor böyle cinsel içerikli reklamlar neden günün her saatinde yayınlanıyor” diyerek tepki gösterdiler. Büyük bir sağlık problemi ve toplumsal mağduriyetin yaşanmaması için bu tür ürünlerin satışına denetim getirilmeli.
  • Su geçirmez saatiniz “göle” dönmesin
    Havaların ısınmasıyla birlikte serinlemek için artık suya daha fazla ihtiyaç duyuyoruz. Deniz, havuzlar ve hatta çeşme altları serinlemek isteyenlerin uğrak yerleri. Peki su geçirmez olduğunu düşündüğümüz kol saatlerimiz havuzda, denizde yüzmek ya da çeşmede ellerimizi yıkamak için su geçirmez özellikler taşıyor mu? Su geçirmez saatleri alırken yeterince doğru bilgiye sahip miyiz? Şikayetvar’ın haberine göre tüketicilerin su geçirmez diyerek aldıkları ve kullanım şekillerini yeterince incelemedikleri saatler, su geçirerek kullanılamaz hale gelebiliyor.